DEVLETİN DEĞİL TOPLUMUN GÜÇLENMESİ İÇİN TEZLER: II       
  1.  BÜROKRASİNİN KALKMASI İÇİN MARX’IN ÖNERİSİ

Devrim sonrası komünizm hedefine hangi araçlarla ulaşabiliriz? Esas olarak üretici güçleri (makine ve insanı) geliştirerek bu hedefe yaklaşabiliriz. Fakat bu güçlerin gelişimini önleyen, kapitalizmden devraldığımız muazzam bir engel var: bürokrasi. İşte bunun için Marx’ın muhteşem bir önerisi mevcut. Bunu incelememiz gerekiyor!   

Komünizme ulaşmak için önce; a- demokratik seçim sistemini (seçme-seçilme-geri çağrılma) uygulamak, b- ortalama işçi ücretini ‘eşitsiz hak’ çerçevesinde dağıtmak, c- bireylerin kültürel gelişim için hem teknolojik hem de toplumsal tüm alanlarda eğitimlerini Praxis anlamda(pratik içinde eğitmek) organize etmek gerekmektedir. d- ekonominin tüm safhalarının yönetimini işçi sınıfı ve öncülerine bırakmak, siyasi alanda parti kadrolarını, toplum içine âdeta eriyecek şekilde yerleştirmek, e- sosyal teknoloji başta olmak üzere teknolojide liderliği ele almak. Ve de Marx’ın önerisini hayata geçirmek gerekmektedir.

f- ‘herkesin belli bir dönem için bürokrat olması’       

herkesin bir zaman için ‘bürokrat’ durumuna gelmesi ve bunun sonucu kimsenin ‘bürokrat’ olmamasına yönelik önlemlerin hemen benimsenmesi.” Herkesin denetim-gözetim işlevi görebilmesi.” (EKİM DEVRİMİ DOSYASI, SOVYET YÖNETİMİNİN ÖRGÜTLENMESİ, Sf. 35, Ekim yayınları, DEVLET VE DEVRİM ADLI ESERDEN PARÇA, Lenin)

Marx’ın bu önerisi, bugüne kadar, devrim yapmış hiçbir ülkede Küba dâhil uygulanmadı. Hâlbuki devrimlerin yıkılışının ortak nedeni olarak bürokrasi ve onun uygulamaları olduğu konusunda herkes hemfikir. Homo Komünus adlı kitaplarda bu sorunu geniş şekilde ele almışta olsam, Marx’ın tespitinden kalkarak yaptığım aşağıda göreceğiniz ayrıntılı yorum, biraz daha farklıdır.

Yukarıda Lenin’in aktardığı Marx’ın tezini daha anlaşılır kılabilmek ve devletin sönümlenmesine (diğer bir ifadeyle toplumun güçlendirilmesine) giden yoldaki rolünü gözler önüne serebilmek için, tam yedi(7) başlık altında yaptığım yorumları aktarmak istiyorum:

Birincisi, yukarda tarifi yapılan görev, ‘herkes’ tarafından yerine getirilecektir. Sırayla olacak, ayrım ve kayırmaca yok!

İkincisi, “herkesin bir zaman için bürokrat’ durumuna gelmesi” açıktır ki belli bir zamanı içine alan bir görevdir. Hem de devasa bir görev. Örneğin emekçiler olarak bulunduğumuz mahalle veya köy ’de herhangi bir görev için memur edildiğimizde, yapacağımız işi belli bir zaman aralığı için üstlenmiş olacağızdır. Yani mahalledeki bu görev için hazır 1000 kişi var fakat görevin yerine getirilmesi için 100 kişi gerekliyse, demek ki 1000 kişinin tamamının görev yapabilmesi için 10 dönüşüme ihtiyaç var. Bu durumda her gruba yeni görev 10 dönüşümden sonra gelecektir. Eğer bu sürenin her grup için 6 ay olduğunu tasarlarsak, son gruba sıra, bu iş için 5 yıl sonra gelebilecektir. Fakat bu işin dışında, başka bürokratik işler için de görevler olacağı için insanlar boş olmayacaklardır. Dolayısıyla fabrikalarda, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda ve tüm çalışma alanlarında temel prensip, bürokraside herkesin değişecek olmasıdır.

Üçüncüsü, özgül durum bu görevin hemen benimsenmesi’ gerektiğidir. Yani gecikmeksizin bu adımı atmak hayati bir önem arz ediyor. Gecikmesinde sakınca olan acil bir uygulama bu! Çünkü özel sermaye ve onun kapitalist toplumdan taşıdığı lekeler her an vücudu sarabilir. Kapitalizme dönüş yapan SSCB-Çin vb. ülkelerde bu adımlar atılmadığı yani hemen benimsen’ mediği için kapitalist lekeler giderek sistemi tümden sarmadı mı zaten?

Dördüncüsü, özgül durum nedeniyle bu görevin tıpkı bir parti, sendika vb. örgütlerde olduğu gibi yeterlilik-liyakat esası dikkate alınarak organize edilmesi gerektiğidir. Ayrıca bu işin organizasyonunu da değişen kadrolar yürütecektir. Dikkat edilmesi gereken ilk adım, görev alacak kişilerin işe ilişkin yatkınlıklarının ve eğitim durumlarının tespitidir. Yani liyakatin(işi yapabilme ustalığı) ve tutarlılığın dikkate alınması gerekmektedir. Ona göre görev taksimi yapılacaktır. İşte bu nedenle, bulundukları alanlarda işlerin yönetilmesi için insanlar öncelikli olarak eğitim alacaklar ve sırayla bürokratik görevleri üstlenmeye başlayacaklardır. Yönetim işlerini yaptıkça da bu konuda ki beceri ve bilgilerini geliştirmiş olacaklardır. Bu beceri ve bilgileri herkes edindiğinde de ortada yönetilecek yani bilgisiz kimse kalmayacaktır. İşte bürokrasinin kalkmasının sırrı basit anlamda budur. 

Aynı zamanda ekonomik, siyasi kültürel vb. alanlar; hem mevcut insan potansiyeli üzerinden, hem de çocuk yaşta insanların doğru şekilde önceden yetiştirilip hazırlanması açısından hayati bir önemdedir. Eğer bürokratik işleri, sırayla herkesin yapmasını gündeme almışsanız, aynı şekilde bu kişilerin yapacakları iş konusunda da sadece bir alanda değil, genel anlamda eğitilmeleri yani yetiştirilmeleri gerekecektir.

Beşincisi, herkesin bürokrat olabilmesi için gerekli olan, onların sadece yeteneklerine göre organize olmaları değildir. Yeteneklerine göre istihdam edilmelerinin,özel eğitimden geçmelerinin yanında, genel kültür almaları ve daha da önemlisi bürokratik görevlerin basitleştirilmesigerekmektedir. Örneğin güvenlikle ilgili bir görev yapılacaksa, bu konudaki genel ilkeler, davranışların öğrenimi ve uygulamalar, temel kültürel eğitimde yer alacaktır. Buradaki ana ruh; geçmiş kapitalist devletten bize miras kalmış her göreve müdahale edip bunları azaltmaktır. Fakat gelecek sınıfsız toplum açısından içerik taşıyan tüm görevleri serbest bırakıp onları daha da geliştirmek gerekmektedir. Bürokratik işler, kapitalist ülke de oldukça zor ve erişilmez hale getirilir ki önemsensin ve bir üste itaat sağlansın! Bu aygıt ne kadar karmaşık ve zor olursa, devlet de o derece korkutucu yani yönetir olacaktır. Ama sosyalizm de temel amaç bürokrasiyi kaldırmaktır. Bunun için bürokratik işleyiş basitleştirilecektir. Teknolojinin doğrudan ve gelişmiş biçimleriyle kullanılır hale getirilmesi, işleri sıradanlaştıracaktır. İşte bu açıdan özel bilgilerin yetkinleştirilmesi yanında, genel kültürü amaçlayan eğitimin verilmesi bu sürecin sağlıklı işlemesi için gereklidir.

Altıncısı, yapılması gereken,bir çalışma da, emperyalizm var olduğu yani yakın tehlike kapımızda olduğu müddetçe bazı özel görevleri, iyi yetişmiş insan topluluğunun yerine getirmesi gerektiğidir. Burada ki belirleme; Marx’ın tanımının tamamen mantıki bir sonucu olarak çıkarsadığım, emperyalist canavarın varlığıyla ilgili bir öngörüdür. Buradaki çalışmada konuya tümüyle hâkim insanlar, diğer çalışmalarda olduğu gibi işi sırasıyla yapacaklardır. Daha seyrek dönüşüm ve başlangıçta sınırlı sayıdaki kişilerle yerine getirilen bu görevler, en gelişmiş teknolojiyi içerdiği için, çok özel bir eğitimi ve uzmanlığı gerekli kılar. Daha da önemlisi, güvenirlik esastır. Onun için, özel yetişmiş bir insan topluluğu arasında ki bu görevin, emperyalizmin etkisiz hale geleceği zamana kadar sürmek zorunda olduğunu söyleyebiliyorum. Bu görev, tahmin edildiği gibi güvenlikle ilgilidir. Bu güvenliğin, kapitalist-emperyalist ülkelerden temelden bir farklılığı vardır. Tamamen savunma amaçlı olup saldırı silahlarını kapsam dışında tutar. Bu açıdan emperyalistler, nükleer silahlarla saldırdıklarında, bunları gelmeden yok edecek savunma sistemlerini teknolojik olarak geliştirmek esas olandır. Sosyalist ülkemizde, bir başka ülkeye atılacak yani masum insanları yok edecek nükleer başlıklı füzelerimiz olmayacaktır. Özetle onlar saldırı silahlarını, bizler ise savunma silahlarını geliştirerek mücadelemize dünya çapında devam edeceğiz. Biliyoruz ki emperyalist ülke halkları da giderek bizlerden yana olacak ve giderek seslerini yükselteceklerdir.

Yedincisi, özel görevler dâhil tüm işleyişin denetimini yapmak olmalıdır. Bu hizmeti, az sayıda yetişmiş insanla dönüşümlü olarak yerine getirmek gerekiyor. Fakat bu az sayıda insanın giderek daha fazla insan haline gelmesi için gerekli eğitimi de öncelemeliyiz. Genel denetim mekanizması dışında, özel görevlerin özel olarak yetişmiş kadrolarla ele alınıp çözülmesi gerekmektedir. Bu da daha özel ve gelişmiş bir eğitim sisteminin devreye girmesi anlamına geliyor. Fakat bunlar da, yönetimde sürekli kalmama ilkesi çerçevesinde yetişmiş yeni uzman kadrolarla değişmesi gerekmektedir.

Özetle; komünist olma yolundaki toplumun sorunlarının, kapitalist ülkelerden temelde farklı olduğunu ve harcanan tüm çabaların, insanların kendi kendini yönetebilecek bir aşamaya ulaşmaları için yapıldığını, sanırım bu anlatımlarda da görüyoruz. Pekâlâ, Sovyetlerde veya diğer ülkelerde(Sadece Küba’da bu konuda bazı denetim mekanizmaları kurulmuştur ama yetersizdir.) böyle bir çabaya yani insanları heyecanlandıran, kendine çeken, onları geliştiren ve insanca yaşamda sürekliliği sağlayan toplumsal bir projeye rastladınız mı? Aksine Stalin’in kendisinin de aynı yol ve yöntemlerle yok edildiği bir kapitalist çeteleşmenin, sistemi esir aldığı ve de bunun kavgasının verildiği bir toplumun yaratılmış olduğunu gördük. 

Yukarıda ki yedi (7) başlık, kapitalizmden bize miras kalan bürokrasiyi her alanda yok etmeye ve herkes arasındaki derin uçurumları kapatmaya yönelik çalışmaların bir bölümüdür. Bu çalışma, pratik alanda şimdiden öngörülemeyen sayısız adımları ortaya koyacaktır.

            

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir